SÜT SIĞIRCILIĞI  VİDEO

Friz İnek Irkı: Bu türün Anayurdu Hollanda olan siyah-beyaz benekli, uysal, iri inektir. Bol süt veren bir inek ırktır. Yılda 9000 litreden fazla süt vermektedir. Sütün yağ oranı az olduğundan karton kutularda ambalajlanarak piyasaya sürülebilir. “Holstein” olarak Trakya bölgesinde beslenmektedir.

firiz

Firiz İnek resimleri inek ırkları sütü için beslenen inekler inek resimleri inek resim inekler hayvan hayvanlar

Jersey İnek Irkı: Bu türün Anayurdu İngiltere’nin Jersey Adası. Sütünün yağ oranı bol olduğundan tereyağı üretiminde kullanılmaktadır.

jersey

Guernsey İnek Irkı: Bu türün Anayurdu Fransa kıyısındaki Guernsey adası. Farklı iklim şartlarına dayanıklı olduğundan Antarktika’da bile beslenebilmekterdir. Kaliteli yağlı süt vermektedir.

guernsey

Simental İnek Irkı: Bu türün İsviçre’nin süt ineğidir. Yılda 3000-4000 litre süt vermektedir. Dayanıklı bir inek soyudur. Koşum hayvanı olarak da kullanılmaktadır.

simental

Ayrshire İnek Irkı: Bu türün Anayurdu Güneybatı İskoçya. Çok iyi besinlerle beslenmese de iyi süt alınır. Ekonomik bir inek türü dür.

ayrshire

Montafon İnek Irkı: Bu türün Türkiye’de yaygın olarak yetiştirilen bir ırktır dır. Anayurdu Avustralya’dır. Yılda 3000-4000 litre süt vermektedir.

montofon

Boz ırkı (Plevne ırkı), yerli kara ırkı, doğu kırmızı ırkı, güney kırmızı ırkı (Silifke ırkı) yurdumuzun çeşitli bölgelerinde yetiştirilen diğer süt ineği ırklarındandır. Etlerinden de istifade edilmetedir.

 

SÜT İNEKLERİNİN BESLENME PROGRAMLARI

 

Hayvancılıktan para kazanmanın yolu dengeli ve ucuz beslemeden geçer. Süt sığırcılığında besleme çok önemlidir. Beslemeye ve yemlemeye ayrılan para toplam masrafların % 60-70’ini oluşturur. Aynı zamanda besleme süt verimini ve kalitesini etkiler. Holsten vb. kültür ırkları belli bir verim yönünde geliştirildikleri için yetersiz beslemeye şiddetli tepki gösterirler. Örneğin küçük bir stres veya besleme hataları hayvanların verimlerini büyük oranda etkiler.

            Hayvanların hayati fonksiyonlarını sürdürmeleri, verimde bulunmaları, çoğalmaları ve sağlıklarını korumaları için ihtiyaçları olan besin maddelerini yemlerle almaları gerekir. Besin maddelerinin bazıları vücutta yapıtaşı olarak iş görür.(yağlı tohum küspeleri, baklagiller, mineral katkıları) Bazıları enerji kaynağı olarak iş görür.(tahıl taneleri, melas, yağ v.b.) Bazıları da hayati fonksiyonları düzenleyen anahtarlar olarak görev yaparlar.(vitamin ve mineral katkıları)

            Yem maddeleri farklı besin maddelerini farklı miktarlarda içerdiklerinden ancak uygun şekilde karıştırılırsa hayvanlar dengeli beslenebilir.

            Yemleri iki ana gruba ayırabiliriz.

1-Kaba yemler: lif bakımından zengin fakat besin maddelerince fakir(kuru otlar, samanlar, çayır mera otları,posalar, silajlar)

2-Yoğun yada kuvvetli yemler: lif bakımından fakir besin maddeleri veya enerji bakımından zengin(fabrika yemleri, tahıl taneleri, yağlı tohum küspeleri, yağ, melas, değirmen yan ürünleri)                                                                  

İyi Besleme=Yüksek Verim+Sağlıklı Hayvan+Az Ölüm

           

Süt inekleri aldıkları besin maddelerini ;Önce hayatsal faaliyetlerde,Vücut sıcaklığının korunmasında,Büyüme ve gelişmede,Anne karnındaki yavrunun gelişmesinde,Süt yapımında kullanırlar.

 

Dengeli Besleme=Önce yaşama payı için gerekli besin maddeler+Verim için gerekli besin maddeler(süt, et, yavru vb.)

 

Süt ineklerinin yaşama payı ihtiyaçları çiftlik içinde yetişen veya dışarıdan satın alınan kaba yemlerle, verim payı ihtiyaçlarını da kesif karma yemlerle karşılanır. Yalnız kaba yemlerle yüksek süt verimli hayvanların besin madde ihtiyaçlarını karşılamak mümkün değildir. Kaba yem dışında hayvana verdiği her 2.0-2.5 kg süt için 1 kg kesif süt yemi verilmelidir.

 

 

SAĞMAL İNEKLERİ BESLEME VE YEMLEME:

 

Sağmal ineklere uygulanabilecek iyi bir besleme şu esaslara dayanmalıdır.

 

1- Süt ırkı sağmal ineklerin enerjiye, proteine, life, mineral ve vitaminlere ihtiyacı vardır.İneklerin tüm besin madde ihtiyaçlarını karşılayan ve en ucuza mal edilen yem reçeteleri hazırlanmalıdır.İneklerin; yaşı, gebelik durumu, kaçıncı doğumunu yaptığı, ne kadar süt verdiği belirlendikten sonra durumuna göre ihtiyacı olan besin maddelerinin hayvana verilmesi gerekmektedir.

 

Bir ineğin tüketeceği kaba ve kesif yemlerdeki toplam kuru madde miktarı hayvanın canlı ağırlığının %2-3’ü kadar olmalıdır. Örneğin 500 kg canlı ağırlığı olan bir ineğe günde 10-15 kg kuru madde içeren kaba ve kesif yem verilmelidir. Genel olarak bunun yarısı kaba, yarısı kesif yem olmalıdır. Bu ineğe verilecek yem miktarı ile kaba ve kesif yem oranları ineğin kuruda ve ya sağılıp sağılmadığına göre ayarlanır. İnek kuruda ise günde 10 kg kuru madde içeren yem yeterlidir. Bunun 6 kg’ı kaba yemle, 4 kg’ı ise kesif yemle karşılanmalıdır. İnek sağılıyorsa günde 15 kg kuru madde içeren yem verilmelidir. Bunun da 8 kg’ı kaba yemle, 7 kg’ı ise kesif yemle karşılanmalıdır.

 

2- Her inek verdiği verdiği süt miktarına göre ayrı ayrı yemlenmelidir.

 

3-Yeteri kadar kaliteli kaba yem verilmelidir. Kaba ve kesif yem oranı ineğin içinde bulunduğu döneme bağlı olarak40/60 veya 60/40 oranlarında olmalı ve en az verilen yemlerin 1/3 baklagil yem bitkilerinden oluşmalıdır.

 

4-Yemlerde çürüme, kızışma, ince öğütme, ince öğütülmüş silaj, kaba yem için peletleme uygun değildir.(Silaj 5-6 cm den daha kısa doğranmamalı)

           

5-Kaba ve kesif yemler günde en az 2 öğünde ve her gün aynı saatte yemleme yapılmalıdır.

 

6-Kaba yemden kesif yeme, kuru yemden yeşil yeme, ahırdan meraya kademeli geçiş sağlanmalı

7- kesif yemleri öğütme, kabaca kırma veya ezme, pelet şeklinde verilebilir

 

8- Kesif yemleri haşlama, buhardan geçirme, kavurma süt yağını düşürür.

 

9- Kaba ve kesif yemler karıştırılarak verilebilir.

 

10-Sabah erkenden çiğ kalkmadan meraya salınan veya yoğun baklagillerle beslenen hayvanlarda şişmeler meydana gelir. Bunu önlemek için meraya çıkarmadan önce hayvanlara bir miktar kuru ot verilmelidir.

 

11- Kabızlık sağmal ineklerde kış döneminde çok sık rastlanan bir sorundur. Kabızlığı önlemek için (Silaj varsa sorun yok) kepek, keten tohumu küspesi, melas, peynir suyu verilebilir. Baklagil otu yoksa silaj, taze ot, hububat hasılları gibi suca zengin yemler verilmelidir.

 

12- Süt sığırları için +25ºC üzerindeki sıcaklar(Kritik düzey) verimlerde düşmelere neden olur.

Bölgemizdeki sıcak havalardan hayvanların etkilenmemesi için birtakım önlemler alınmalıdır.

içebilecekleri kadar bol ve serin su ve suluk sağlanmalı, Lezzetli yemler tercih edilmeli (kepek, kuru pancar posası, arpa vb.)Gölgelik ve sundurmalar yaparak sıcak saatlerde hayvanların veya bu gölgeliklerin üzerine su püskürtülebilir.Tuz ihtiyacının günlük karşılanması gerekir. Çünkü hayvanlar günlük ihtiyacı kadarını kullanıp fazlasını dışarı atıyorlar.Süt ineklerinin besin ihtiyacı süt verme dönemine ve gebeliğe göre değişir. 10 aylık süt verme dönemi boyunca hayvanın süt verimi, yem tüketimi ve canlı ağırlığındaki değişim farklıdır. Beslemede tüm bu değişimler dikkate alınarak ineğin hayatı dört farklı döneme bölünerek bu dönemlerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde beslemeye tabii tutulur. Henüz süt verimine başlamamış düvelerin beslenmesi ise bu dört grubun dışında ayrı olarak düşünülmelidir.

 

1- Buzağılamadan sonraki ilk 70 gün

2- Buzağılamadan sonra 70-140 günler arası

3- Buzağılamadan sonra 140-305 günler arası

4- Kuru dönem (Bir sonraki laktasyonun başlamasından 45-60 gün önceki dönem)

 

1.DÖNEM:

 

DOĞUMDAN  SONRAKİ İLK 0-70 GÜNLER ARASI NASIL BESLENİR?

 

 

 

 

Süt ineğinin yaşantısındaki en kritik dönemlerden olan bu dönemde hayvanın verdiği süt miktarı hızla artarak 4-6 hafta sonra en yüksek düzeye ulaşır. Maksimum yem tüketimine 12-14 hafta sonra ulaşır. Süt verim hızı ve yem tüketimi dengeleninceye kadar süt verimleri için gerekli olan enerjiyi kendi vücut yağlarını yakarak karşılar

           

Bu dönemde yetersiz ve yanlış besleme nedeniyle bazı rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Aşırı zayıflama(bu dönemde günde 0,5 kg kilo kaybı normaldir.), vücut yağlarının yakılması nedeniyle ketozis,

Aşırı dane ve karma yem verilmesi ve dane yem tüketiminin hızla artması ile Asidosis,

Kalsiyum/fosfor dengesinin kurulamaması sonucu Süt Humması ve buna bağlı felçler görülebilir.

Enerji ihtiyacının karşılanamaması veya aşırı kalsiyum verilmesi nedeniyle doğum sonrası kızgınlık göstermeme ve döl tutmama problemleri ortaya çıkabilir.

 

Bu dönemde besleme ile ilgili uygulamalar nasıl olmalıdır?

1- Buzağılamadan sonra karma yem her gün 0,5-1 kg artırılarak yem tüketiminin teşvik edilmesi gerekir.

2- Eldeki en iyi kaliteli kaba yem bu dönemdeki ineklere verilmelidir.

3- Verilecek yemlerin en az %40’ını kaba yemler oluşturacak

4- Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta süt sığırlarına tek düze olarak aynı miktarda yem verilmemelidir. Eğer hepsine aynı düzeyde yem verilirse süt veriminin son döneminde aşırı beslenmeye, ilk döneminde ise yetersiz beslenmeye neden olur. Dolayısıyla hayvanın süt verimi en yüksek düzeye ulaşamaz.

 

2.DÖNEM:

 

SÜT VERİM DÖNEMİNİN 70-140 GÜNLERİ ARASI NASIL BESLENİR?

 

Bu dönemde yem tüketimi en yüksek düzeye ulaşmıştır.Süt verimini en yüksek düzeyde mümkün olduğunca uzun tutmak prensiptir.

            Bu dönemde yedirilen karma yem oranı canlı ağırlığın %2-3’ünü geçmemelidir. Kaba yem tüketimi canlı ağırlığın %1.5’undan az olmamalıdır.

Görülebilecek problemler nelerdir?

Süt veriminde hızlı düşme, süt yağ oranında azalma, gizli kızgınlık ve ketozistir.

Bu dönemde besleme ile ilgili uygulamalar nasıl olmalıdır?

1- Karma yem ve kaba yem kaliteli olmalı,

2- Kaba ve karma yem günde en az 3 öğünde verilmeli,

3- Stres şartları en aza indirilmeli

 

3.DÖNEM:

 

SÜT VERİM DÖNEMİNİN 140-305. GÜNLERİ ARASI NASIL BESLENİR?

 

İneğin gebe olduğu dönemdir.Süt verimi giderek azalmaktadır. Aşırı kilo alma ve yağlanma kısırlık problemine yol açtığı için süt verimi takip edilerek ona göre yemleme yapılmalıdır.

Aşırı dane yem ve karma yem tüketimi önlenmeli. Karma yem tüketimi süt verimini karşılayacak düzeyde olmalı.

Genç ineklere büyüme içinde ilave besin hesaplanmalıdır. İlk doğumunu yapmış düvelerin(2 yaşlı)büyüme gereksinimleri ve yaşama payı gereksinimleri %20 daha fazlaymış gibi hesaplanmalıdır. 3 yaşlı ineklerde yaşama payının % 10 fazlası hesaplanmalıdır.

 

 

Tablo-1:500 kg canlı ağırlıktaki bir ineğe verilecek yem miktarı.

 

Süt verimi(kg)

Süt yemi(kg)

Arpa (kg)

Saman(kg)

15

5

3

3

20

7

3

3

25

9

3.5

3

30

11

3.5

3

 

 

 

 

 

 

Tablo-2: 500 kg canlı ağırlıtaki bir ineğe verilecek süt yemi, arpa, kuru yonca ve saman miktarları

 

Süt verimi (kg)

Süt yemi(kg)

Arpa(kg)

Kuru yonca(kg)

Saman (kg)

15

4

3

3

1

20

6

3

3

1

25

8

3

3

1

30

10

3

3

1

 

Tablo-3: 500 kg canlı ağırlıktaki bir ineğe verilecek süt yemi, mısır silajı, kuru ot ve saman miktarları.

 

Süt verimi(kg)

Süt Yemi(kg)

Mısır silajı(kg)

Kuru ot(kg)

Saman(kg)

15

4

25

5

1

20

6

25

5

1

25

8

25

5

1

30

10

25

5

1

 

Tablo-5:Hazır kesif süt yemini yem fabrikasından almayan ve yemini kendi hazırlayan işletmeler için süt yemi rasyon örneği.

 

Yem maddeleri

I.Örnek

II.Örnek

Arpa kırması

%48

%30

Buğday kepeği

%25

%23

Yulaf kırması

-

%20

Pamuk tohumu küspesi

-

%10

Ayçiçeği küspesi

%25

%15

Mineral karma

%2

%2

TOPLAM

100

100

 

İNEKLERİN KURU DÖNEMDEKİ BESLENMELERİ:

 

            İnekler buzağılamadan önce uygun bir süre kuruda kalmalıdırlar. Sığırcılıkta her ineğin senede bir yavru vermesi arzu edilir. Buna göre sağımda ve kuruda geçen süre 12 aya sığmalıdır. 10 ay sağım ve 2 ay kuruda kalmanın, inekten en yüksek düzeyde fayda getirecek bir yol olduğu saptanmış bulunmaktadır.

Süt veren ineklerin kuruya çıkarılmasının hayvana 4 önemli yararı vardır;

1- Süt verim döneminde yüksek süt verimine bağlı olarak yedirilen yüksek miktardaki karma yem, işkembede oluşturduğu asit ortam nedeni ile işkembe duvarında yıpranmalara yol açar. Kuru dönemde bol miktarda kuru ot ve az miktarda karma yem verilerek işkembenin dinlenmesi sağlanır.

2- Süt verim döneminde aşırı çalışan meme dokuları yenilenerek bir dahaki süt verimine hazır hale gelir.

3- İneğin karnındaki yavru toplam gelişmesinin % 70’ini gebeliğin son 3 aylık kısmında tamamlar. Bu dönemde yapılacak besleme hatalarına bağlı bozuklukları sonradan telafi etmek olanaksızdır.

4- Kuru dönemdeki besleme, ineğin yağlanmaksızın iyi kondüsyonda doğurmasını sağlamalıdır.

            İnekler kuruya çıkarıldıklarında bir ay boyunca kaliteli kuru ot ve günde 2-3 kg karma yem ile beslenmelidir. Ancak kaba yem olarak sadece saman varsa karma yemin günlük miktarı 4 kg’a kadar yükseltilmelidir.

            Kuru dönemde silaj, posalar ile kök ve yumru yemler gibi yüksek su kapsamına sahip kaba yemler günde 8-10 kg’ı aşmamalıdır. En iyisi kaba kıyılmış iyi kaliteli kuru ot vermektir.

Doğuma 3-4 hafta kala verilen günlük karma yem her gün 0.5 kg artırılarak ineğin canlı ağırlığının %1’ne çıkarılır. Bu dönemde verilen karma yemin doğumdan sonra verilecek süt yemi ile aynı olması süt verim döneminin başlangıcında kuru madde tüketiminde istenen artışa ulaşılmasını kolaylaştırır.

            Kuru dönemdeki ineklerin yemlerinde küf bulunmamasına ve yem hijyenine dikkat edilmelidir. Ayrıca özellikle kuru dönemde yüksek oranda kalsiyum içeren yonca ve diğer baklagiller gibi kaba yemler ile yüksek oranda kalsiyum içeren karma yemler hayvana fazla verilmemelidir.

            Kuru dönemde ineklere yüksek oranda su kapsayan pancar posası veya silajlar gibi yemlerin verilmesi yavrunun büyümesi ile daralan işkembe hacmi nedeni ile ineklerin eksik beslenmesine neden olabilir. Bu nedenle bu tür yemlerin yerine iyi kaliteli kuru otların kullanılması gerekir.

            İlave olarak, Vitamin A ve D katkısı buzağının yaşama gücünü ve ağız sütünün vitamin düzeyini artırır, doğumdan sonra yavru zarlarının atılımını kolaylaştırır ve süt hummasını önler.

            İyot yetersizliği zayıf ve guatrlı buzağı doğumuna yol açabilir.

 

 

DAMIZLIK DÜVELERİN BESLENMESİ NASIL OLMALIDIR?

 

1-Damızlık düvelerin sütten kesimden(yaklaşık12 haftalık yaşta)1 yaşına kadar beslenmesi

 

İleride, sürüye dişi damızlık olarak katılma şansı olduğu için, düvelerin beslenmesi 12 haftalık yaştan itibaren ilk doğumuna kadar önemlidir. Bu yaşlar arasında kaba yem serbest, dane yem ise sınırlı verilmelidir. Günde 2-2.5 kg dane yem karması yeterlidir.        

Düveler bir yaşına gelinceye kadar kesinlikle yağlandırılmamalıdır. Aşırı dane yem tüketimi düvelerin yağlanmasına sebep olur. Memelerdeki bez dokular 3-9 aylık yaşlar arasında maksimum gelişmelerini sağlarlar. aşırı yağlanma meme dokusunda yağ biriktirerek süt yapan dokuların gelişmesini engeller ve ayrıca üremede problemlere yol açar.

Mısır silajı yüksek enerjili, düşük proteinli bir kaba yemdir. Düşük fosfor ve kalsiyum içerir. Mısır silajı ile beslerken protein eklemesi yapmak gerekir ve bu tam yapıldığında 1 yaşlı düveler için iyi bir kaba yem olabilir. Düvelere günde 10-12 kg’dan fazla silaj verilmemelidir. Şişmanlamaya başladığında silaj miktarının azaltılması gerekir.

Taze otlar tek başına, büyümekte olan düvelerin besin ihtiyaçlarını karşılayamaz. Bahar otları protein, vitamin ve mineral bakımından zengindir fakat enerji takviyesi gerekir. Yaklaşık 1 ile 2.5 kg arasında tahıl kırması eklenmesi gerekir.

 

2- Damızlık düvelerin 1 yaşından buzağılamaya 2 ay kalıncaya kadar beslenmeleri:

 

Düveler bir yaşından sonra eğer iyi kaliteli kaba yem varsa vitamin ve mineral takviyesi yapılarak sadece kaba yemle beslenebilirler.

            Bu dönemde düvelerin günde 750-900 gr. günlük canlı ağırlık artışı sağlaması gerekir. Eğer büyüme yeterli değilse bir miktar karma yem verilmelidir. Karma yem miktarı günlük 2-2.5 kg’ı geçmeyerek sınırlı tutulmalıdır.

            Bir yaşındaki siyah alaca düveler 315-340 kg’ı geçmelidir.15 aylıkken damızlıkta kullanılacak ağırlığa erişmeleri için siyah alaca düvelerin günde ortalama 750 gr canlı ağırlık artışı göstermeleri gerekir.

            Düvelerin ilk kızgınlıklarını gösterme yaşı cüsse ve canlı ağırlıklarına bağlıdır. İlk kızgınlıklarını erişkin canlı ağırlıklarının % 40’ına ulaştıklarında gösterirler. Bu da genelde 12 aylık yaştan öncedir. Yetersiz beslenen ya da yavaş büyüyen düvelerde yumurtlama vardır ancak kızgınlık göstermeyebilirler. Enerji, Fosfor veya vitamin A yetersizliği olan düveler kızgınlık göstermezler.

            Tuz ve kalsiyum fosfor tamamlayıcısı yalama taşları devamlı olarak hayvanların önünde bulundurulmalıdır.        

 

3-buzağılamadan önceki son iki ayda beslenmeleri:

 

İneğin yaşantısında buzağılama öncesi ve sonrası çeşitli yönlerden kritik dönemlerdir. Bu dönemlerde hayvanlara özel bakım gerekir.

Doğumun çeşitli komplikasyonları

Hayvanların hastalıklara duyarlılığı

Hormonel dengede değişimler

 -  Kuru dönemden en yüksek verimli döneme geçiş hep buzağılama zamanı etrafında yer alır.

 

            Bu dönemdeki beslenme ineklerin ilk laktasyondaki süt verimlerini etkiler. Gebeliğin son iki ayında düveler günde yaklaşık 1 kg canlı ağırlık artışı sağlamalıdır. Bu dönemde verilecek karma yemin miktar ve niteliği kaba yemin kalitesine bağlıdır. Kural olarak doğumdan 6 hafta önce canlı ağırlığın % 1’i kadar karma yem verilmeye başlanır.

            Buzağılamadan önce son iki haftada, yüksek oranda tuz tüketilmesi meme dokularında ödeme neden olur. Doğuma yağlandırılmış olarak giren düvelerde çeşitli doğum güçlükleri ortaya çıkar.

            Teşvik Yemlemesi: Buzağılamasına 2 hafta kalınca ineğe verilen kesif yem 2 kg’dan başlayarak her gün 0,5-1 kg artırılarak 100 kg canlı ağırlık başına 1-1.5 kg olacak seviyeye gelinceye kadar artırmaya devam edilir. Böylece mesela 500 kg gelen bir ineğe doğumuna yakın günde 5-7.5 kg civarında kesif yem verilmesi sağlanır. Buna teşvik yemlemesi denir. Ayrıca söz konusu dönemde ineğe yiyebildiği kadar yüksek kaliteli kuru ot verilmelidir. Çünkü bu ineğin ağız sütündeki A ve D vitaminlerinin ana kaynağıdır.

 

 

 

 

SÜT SIĞIRCILIĞINDA PRATİK YETİŞTİRME VE SAĞLIK İŞLERİ

 

Sürüdeki hayvanlarda boynuz bulunması önemli sakatlıklara neden olabilir. Ayrıca boynuz bulunan hayvanlar buna güvenerek daha huysuz olurlar. Bu hayvanların boynuzu kesilince sakinleştikleri tespit edilmiştir. Ergin hayvanlarda boynuzu rotadan kaldırma keserek yapılabilirse de bu işlem zordur. Buna karşılık bir haftalık bir haftalık buzağılarda boynuz köreltme hem kolaydır hem de hayvan az sarsıntı geçirir.

   

Hayvanların tırnakları zamanla büyüyüp şekilsiz bir hal alabilir. Bunun sonucunda da hayvanların dengeleri bozulur, topallamaya başlar ve tırnak arası derileri çatlayarak ayak hastalıkları meydana gelebilir. Bu nedenlerden dolayı hayvanların tırnaklarına sık sık bakılmalı, gerekli kesme ve düzeltme işlemleri uygulanmalıdır.

   

İnekler ahırda bulundukları sürece düzenli olarak bakım görmelidirler. Tımar, deriyi uyararak iç organların iyi çalışmasına etki eder ve kan dolaşımını kolaylaştırır. Bunun yanında tımarın ve hayvanı temiz tutmanın sütün temizliğine de etkisi vardır. Tımar görmeyen inekler sağılırken, süte düşen pislikler sütün kalitesini bozar. Tımar hergün belirli saatlerde yapılmalıdır. Tımar sağımdan 1 saat önce yapılmalıdır.

   

Hayvansal üretimin güvenle yapılabilmesinde ve geliştirilmesinde sağlık koruma önlemlerinin de büyük yeri vardır. Yetiştiricinin bu konuda bilgi sahibi olması, kendi ölçüsünde önlem almasına, dolayısıyla uzman bir kişi gelene kadar hayvanların sağlığını korumasına neden olur.

   

Barınakların dezenfekte edilmesi, hayvanlara banyo yaptırılması, gerekli koruyucu aşılar ve bunların uygulamaları gibi konuların nasıl yapılabileceği yetiştiricinin bilmesi gereken konular arasındadır.

   

Hayvanların çeşitli hastalık ve asalaklardan korumak için barınakların temizlik ve dezenfeksiyonuna önem verilmelidir. Kapalı barınakların, genellikle yaz başı ve sonunda, tavan, duvar ve gerekirse tabanında gereken yerler kireçle badana yapılır. İlaçlama yapıldıktan sonra pencere gibi yerler tellenir. Kapı ve pencerelerin mavi renge boyanması yaralıdır, çünkü sinekler mavi renkten hoşlanmaz ve kaçarlar.

   

Asalaklarla mücadelede ise iç ve dış asalaklara karşı önlem alınmalıdır. Kelebek akciğer kıl kurtları iç asalaklardır ve bunlar için çeşitli ilaçlar kullanılır. Dış asalaklar ise nokra ve uyuzdur. Bunlar hayvanın vücut ve bacaklarına araz olurlar. Dış asalaklarla mücadelede el ile ilaçlama, püskürtücüler ile ilaçlama veya banyo yaptırma yöntemi uygulanabilir.

   

Çeşitli hastalıklara karşı ise koruyucu aşılar zamanında uygulanmalıdır. Şap hastalığı ağızda, tırnak aralarında ve memede yara şeklinde görülür. Şap aşısı deri altına yapılır ve bağışıklığı 6 aydır. Şarbonun belirtileri ateş yükselmesi, solunum zorluğu, kanlı dışkı şeklindedir. Kesilen hayvanın kanı pıhtılaşmaz, dalak aşırı büyüktür. Aşı 2 aydan büyük hayvanlara yapılır. Boynun yan yüzeyinin orta kısmına deri içine yapılır. Bağışıklığı aşılamadan 1-2 hafta sonra başlar, 6. aydan 1 yıla kadar devam eder. Brucella abortus aşısı ise boyundan deri altına yapılır. Aşı 4-8 aylık dişi danalara bir defa yapılır. Buzağı septisemisi aşısı ineklere doğumdan 3 ay önce 2 defa yapılır. Aşı deri altına yapılır. Bağışıklık süresi 4 aydır. Hastalık yüksek ateş, devamlı ishal ve öksürük şeklinde kendisini gösterir. Buzağı septisemisi serumu ise koruyucu ve kurtarıcı olarak deri altına yapılır.

 

SIĞIRLARDA AŞILAMA VE İLAÇLAMALAR

 

Sığırlardan sağlıklı süt elde edebilmek için sığırların sağlığını korumak gerekir. Bunun için hayvanların her yıl çeşitli hastalıklara karşı aşılanması ve çeşitli parazitlere karşı ilaçlanması gerekir. Yapılması gereken bu aşılama ve ilaçlamaları şu şekilde sıralayabiliriz.

1-Şap aşısı :Yılda iki defa ilkbaharda ve sonbaharda yapılır. Hayvanları şap  (Tabak) hastalığına karşı korur.

2-Antraks aşısı :Yılda bir defa ve ilkbaharda yapılır. Hayvanları Antraks (Şarbon) hastalığına karşı korur. Şarbon süt vasıtasıyla insanlara da bulaşan bir hastalık olduğundan aşılama önemlidir.

3-Brucellosis aşısı :Ya 4-8 aylık dişi buzağılara veya ergin yaştaki dişi hayvanlara hayat boyu bir defa yapılır. Yavru atma hastalığı olarak bilinen Brucella sütle insanlara bulaşarak kısırlığa sebep olur.

4-Yanıkara aşısı :Yılda bir defa ve ilkbaharda yapılır. Yanıkara Karakabarcık olarak bilinir ve etlerin kararması ile karakterize bir hastalıktır.

5-Sığır vebası aşısı :Yılda bir kez ve ilk baharda yapılır.

6-Paraziter mücadele :Kelebek ve  mide-barsak kıl kurtları gibi iç parazitler ile  bit, pire, kene ve nokra gibi dış parazitlere karşı ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere yılda 2 kez ilaçlama yapılmalıdır. Parazit ilaçlamasında ahırlar ve gübreliklerde ilaçlanmalıdır. 

 

 

MUŞ İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ